Hüsn-ü Aşk / Hüsniye’ye olan aşkım-abdülkadir akdemir

Ağustos 17, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Hüsn-ü Aşk / Hüsniye’ye olan aşkım

Şimdi daha iyi anlıyorum
Çarkın dönmesini sağlamak içinmiş bu feleksiz işler
Elmanın bolluğundan geçilmeyen masallar
Hep bu yüzden varmış
Üç elma düşmüş ya gökyüzünden
Biri onlara, öbürü onlara, diğeri de onlara
Pay etmek racona ters
Hem elma kabuklu olur mu?
Kamusal oyuna içini göstermeyen
Kabuklu elma ile katılamazsınız
Açıyorum,açıyorum, açççt…
Bir de yiyorsunuz yani
Pes ki ne pes
Yıllanmışsınız gülüm siz
İltifat değil sırıtmayın hemen
Siz şarap değilsiniz, yıllandıkça küfleniyorsunuz
Hem bu şarap denen meretten çok iyi anlarım
İliklerime işlemiş benim
İşte bir tek tadını bilmiyorum
Ama canım o kadar kusur kadı kızında da bulunur dimi ya

Ve içimde bir Ankara Sokağı kâbusu
Dörtyüz küsür (ı)spartalı ile olaya el koyuyorum

Yüz küsür koyun saydıktan sonra uykum geliyor
Gökten üç elma düşüyor yanıma
Demokrasiyi kurtaran ordu benim elmalara da göz dikiyor
Ödüm patlıyor sıçrıyor duvara
Varsın olsun demokrasi geliyor ya odama ne gam

Sonradan öğreniyorum,
İki elmanın gözlerini bağlayıp soymuşlar ve fotoğraflarını çekmişler
Diğer bahtsız ise hayli kırmızı olduğundan
Elma ağacında sallandırıp dişe dizmişler

Uyanıyoruz oyun vakti yani ayakta uyku dedikleri
Ve bir haksızlık salıncaktan itleniyor ve düşürülüyorum
Ama neden bu ayağa kalkarken düşmeler
Biraz daha düşürülürsem çatışma çıkarırım
Bilmiyoruz ama neden kavga pişirip nefret kusuyoruz
Aman neyimize memleketi biz mi kurtaracağız sanki
Ver sam amca ordan bol elmalı bir masal

Başınıza dikkat edin elmalar geliyor
Sen Hüsnü açma ağzını öyle gergedan gibi
Yüksekten f-16 larla bırakılıyor bunlar
Buzhane, vaşington bunlar gel abla gel
Vaşington bir iki, bir iki
Oğlum çek ordan bir film senaryosu bol patlamalı olsun
Ablam yolcuymuş çabuk leyn
dan dan dan

Bir çözüm, cidden:
Hadi orta parmak ile şahadet parmağınızı
(şey pardon çok üzgün ve müteessirim)
İşaret parmağınızı diyecektim. Malum ‘ş’ ler benziyor
Hıh evet onları küs yapın
Şimdi ayırın bakalım
İşte budur, barıştık değil mi. Mutlu yıllar bize

-Zerzavat abi
-Söyle
-Hakkı’yla Veli barış-tılar
-Hadi ya şimdi savaş-mılar?

Hayda Küt elde var 3,5 ‘tan 4

Yer ve kişiler
Tamamen kendi mahalle yaşantımdan ve günlük olaylardan alıntılamış bulunduğum bu denemeyi bakkal amcamız Zerzevat abi ile çakkal amcamız Ökkeş’e armağan etmek istiyorum. Anlayışla karşılayacağınızı düşünüyorum…

geçişme/me/ler-banu özbek

Ağustos 17, 2008 · şiir · Yorum Yok 

babam’a…

(bir)

boşalsın ‘ar’ıma neonların kiri
vardır elbet murdar ayakların basmadık bir yeri
vardır mutlak her dilde beni karşılayan bâkir türküler
ki;en yakın en uzakken bazan
bazan akranımız olsa da heyecan
kendini yoğunlaştırıpta dert dinleyemeyen
dahi tükenir tüketmekten

ne çok denedim sübyan mecazlar
kırılırdı da zihnimin cemekanları /şeffaf/
cam suretlerden fosseptiklere dökülürken keder
apansız ufalan ırgat kefenleri sürtünerek lavlara
beti benzi atardı da kentin
sanırsın veremli,nahoştur nefesi
imtizamsız evlerin o çok sesli ışıkları
niceydi…niceydi gizli bir merakın fısıldanışı…

(iki)

kendi tabutuna çakılı paslı bir çivi babamın gözleri
yüzünde kendine sakladığı hep o kırılış sesi
uçurduğu kuşların gölgesi vurmuyor ama şakağına
ve elbette bilinmiyor sağırlığın getirisi
ne kaldı ki elinde sanki vakardan başka
kodurmadı eşiğine kodurmadı sürtünen ayak
sordurmadı ‘ne diye bu etten duvar’
talana açık değildi yalnızllık
ki;ufalanıp dağıtılsın ulûfe

ıslak kafayla düştü yollara
melâl denizlere uğrayıp çölleşen dudaklarıyla
daldırdı kırbasını
ama yatıştırmadı asabi rüzgârlar hararetini
diken gibiydi tekâmül
diken gibiydi diken
ne ki serpildikçe battı.

müdahanesiz bir müdafaa bu,yok hasılası
encamı:illete düşüş /patırtısız/
kırmızı ağız,porselen diş,sağlıklı yüz
öğrendim;yaşıyor olmanın ne nankör kanıtı…

(üç)

nicedir tanışık bir kabuk dizkapağımda
biz onunla hep dipdibe,dizdize
geçmez yaramdır övüncümü artırır
çocukluğa dairdir büyüdüğümü hatırlatır

annemin sabahlığından güneşin damladığı vakit
ki;aylardan temmuz
ben oğuşturup gözlerimi ataletle
avazıma yurtlanan kelimeleri kurcalıyordum
şimdi dönüpte hep…hep…hep
baktığımda geriye geriye
o grili çocuğun yankıları düşer peşime
uzaklara fırlatılmış ömrün hesabı sorulurmu acep
mezarında ergen olan birine?

beynimi emiyor oysa artık dalgalar
körpe sularda yoruldum
üfürülmüş dua olaydım da keşke,öylece kalsaydım
yüzüme ağarken bir çocuk

nere varsam silinmez yafta
kara kapkara bir lehçe
üzerime çullanan yabancılık duygusu
şekilsiz bir dişilim,kapanıp içime kanayorum toprağıma
ne ki;artık inanasım da gelmiyor
cinnet nöbetlerindeki bencil haklılığa.

(dört)

ne kuşlar ne kelebekler,uçanları sevemedim
ellerin ceplerindeyken bile dengeli yürümek
asıl hüner bu olsa derdim
lâkin bir boynu büküklüktür işte,yine de bende
ardında kalakaldığım herşeye

kavilleşmiş iki sözüz biz kuru bir yaprakla
yaprak dediysem küçümsenmeye:
gönle bahar muştusudur
o düşmemeye yeminli
ben ise düştüğümde kalkmaya…

herkes bilir yadsınmaz yüklü kadının gücü
bilir anne çocuğunun bir sonraki adımını
bilir de önce atlar uçuruma
işte öyle incecik seziş,hünerli
böyle kırılganlaştıran dizlerimizi…

vâkî değildir bilirim
kumdan dizelerin dize getirdiği pusatları
bu yüzden diyorum,çünkü diyorum,hep çünkü hep
dipnotsuz yapamam ben
fersiz ellerimde onca yük
sanılmasın merakım geçer açınca bir gül
beni besleyen meraktır,bahanedir o gül..

ve
çatıyı döven sinsi yalnızlık
gide gide varılan menzil
ilk orucun iftarı
eteğimdeki beyaz gelincik
sütten ilk kesiliş
ilk günahın korkulu sancısı
bütün bunları ansımak
akla gelirmiydi ki?
herkes gibi herkesle
herkesleşmeden ama
yaşamak gümrah
başladığı yerde biten aydınlık
ne tuhaf…ne tuhaf…
sanırsın ellerin hiç büyümeyecek.

isimsiz-bilal can

Ağustos 14, 2008 · şiir · Yorum Yok 

sanki düşse gök yere ellerimi avuçlayacak toprak
bana bir avuç tuz lazım kırılmış kemiğime kalp
çarptır ruhunu sesime özledim gümrah
konuştuğum şarkı/sı/n baharı söylerken kuşlar
uçuşurken kör leğen şarkılarda.

hadi ya da sen kısaca bir şiir de, yazım yanlışların olayım-ki;
görmedim uzun cümlelerime dokunaklı bir gözyaşı
hadi, sahibini arayan bir karayım, sakallarım isti-hare
kinaye bulaşsın -şiirlerinim ki acı besteledim sesime-

toprak kavruk, gök bulanık, sesime ses düşse
inanırdım elediğim kahrı caniydim hâlbuki
karanlık düşün/ce şehre ellerim yaralıyken
çiçek talanlarından kurtarılmış şarkılar yedi dilim
dilime düş/tü saçların sandım doğunun dağları
dilime mevzilenmiş beladır.

t.

ruhumun solunumuna bir çakmak, ver ki mum olayım pervane
ey harından nefes gördüğüm kâr, sana koştum, yılların krizinde
bir ertesi bulaştı kanımın şehvetine, anladım ki suiistimalim
koşarken ıslak yollarına, değmemiş gözlerine delinmişim.

bir büyü kaçtım, sökük dikti ellerim karanlık
limelenirken sayfa araları, gülkurusu ezber
bozdu düzenimi ihtilal.

sana bu yüzden demeyeceğim
bu süreçte belirt rengini.

isimler sözlüğünde isimler
karanlığa çıkar sanrı kalır düşler.

yeşile söz
söze hasret kalır.

tt.

demler kekre tadında sigara
acı tadın feryadına tuz indir dilime.

incir ve zeytin.
dilim ikrar sevinç sesinde
yemin…
yemin olsun aşka.

ttt.

dinle kalbimin ağrısı yakamoz
sus kalır.

bilal can

BİR BİLET ALMANIN ZORLUĞU-Muhammet Çelik

Ağustos 14, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Ayrılıkların ve kavuşmaların
Garip duyguların olduğu yerde
Yani Otogar’da Esenler’de
Herkes arabesk sevdalar yaşıyor
Herkes bir farkındalık peşinde

Ben bir umudu bekler gibi
Saatler boyu serseri
Bir bilet bile alamadım
Gurbet âşığı benim adım
Kıyamadım yalnızlığıma
İstanbul’uma kıyamadım

Sokaklarına daldıktan sonra
Her şeyimi kaybettim, olsun
Ve bir iskelet gibi kalsam dahi
İnemem kucağından İstanbul’un
Beni koynuna alması yeter.

TEKRAR ET BENİ-Leyla Marankoz

Ağustos 14, 2008 · şiir · Yorum Yok 

kamburu çıkmış çirkin bir şair
hayatın önsözünü yağmalar ancak
çılgın tarihlere mütercim olan
yabanıl dillerin sakladığıdır

aşk der
yankı der
yan ki ölesin yasin aşkına

yasin aşkına yankı ol bana
tekrar et beni

leyla marankoz

Bilmeden - Leyla Marankoz

Ağustos 12, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Bizim bebekler gece ölür
Şadırvanıssızlığına terk edipşehri
Göz aydınlığına bırakmadan
Dokuz ay kısık ateşlerde sabredip
İ srafil’e sükse yapmadan hani
Müzik, kalem, kitap
Nota, harf, hayat bilmeden
Fotoğraflara dondurulmuş kışlıklar sunup
Zil takıp oynamada üstelik
Gece ölür bizim bebekler
Bakışında çesmeler ölür sırıtıp
Cumbalar kanar ortasında şehrin
Aldırmadan yalana bir lam takılır
Bir lam sarılır elife,eliften öte
Gayesi boşluğa elif çizmek midir ki
Hesaba gelen hakim
Çarpım tablosunu sevdiği kadar
Bilir mi ölümün miting meydanını
Tebeşirler sulanır ortasında şehrin
Ateşi çıkar kentin, sayıklamalar başlar
Bir bebek ölürken hiç sayıklamaz
Gece heceye doğar, hece kekemelere
Korolarda kahinler boy gösterir gülerek
Sana diyorum bayan susma
Alnından öpülecek mimar kalmamış
Bizim bebekler gece ölür burada
Bunu marifet sayar üstelik
Sen ne sayarsan say bu durumda

Aykırı Sözcükler Kurmacası - Gülyağız

Ağustos 8, 2008 · şiir · Yorum Yok 

aykırı sözcükler kurmacasında
diklenir bakışlarım
eğrelti bir duruş yükledim
izbe kaldırımlara
acıma yaslanan tüm umutlarım
bir fersah ötesi geçmişe yüz sürer
ve donukluğa hüküm giyen yazgım
durduğu yerden sızlamaya başlar…
Devamını Oku

Hasretlerime İnce Bir Ah Düştü - Seher Ortaöner

Temmuz 22, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Şehrin kucağındaki yengilerle,
Hazin bakışlardaki uçurumlarla,
Ve gizli ayanlardaki
El-amanlarımla birlikte,
Yine hasretlerime ince bir ‘ah’ düştü!…
Devamını Oku

Paris Gazeli - Sabri Ünal

Temmuz 22, 2008 · şiir · 1 Yorum Var 

PÂRİS GAZELİ

a)
çan sesleriyle uyarınken uykusuz sabahlara
aşkın başkentinde aşksızlıktan ölmek
kurduğu her hayâle katıksız sarılmak
müslüman olmanın asimetrik özü bu
bir de üstümüzde şu esmerlik olmasa
bahtımız gibi kara olmasaydı tenimiz
aşkın başkentinde aşık olmak da vardı!
Devamını Oku

Gitmek Geliyor İçimden - Esra Şen

Temmuz 18, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Gitmek geliyor içimden../
Kentte ki fırının önüne çöreklenmiş ekmek kokusu../ve yakamdan süzülen bahar kıpırtılarımla..

(I.)

Kurukalabalıklarını özledim kentin..
Birde seyitkaliyev solo’larını..
Derdimi dertlenmeden anlatabildiğim yüreklerini..
Yanar döner ışıklarını..
Gitmek geliyor içimden…
Gitmek…
Martı jonathan’ın kanatlarına takılıp yeni umutlara firari yolculuklar kurmak..
Çarpıp kapıyı/geride kalanlara ıslak veda busesi kondurmadan gitmek..

Devamını Oku

J’ye Kınalı Diller - Leyla Marankoz

Temmuz 18, 2008 · şiir · 1 Yorum Var 

peltek çocukların se/si
iyi oturur hocamın kadrajına
hocam ki, c’si j ile okunmaz
oje bozması müridanlar
basmadan tekkeleri
yürü gidelim mücella
herkes senin gibi
hocam diyemez burada
Devamını Oku

Yürekler Esir Şimdi - Şahin Güler

Temmuz 18, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Korkularımıza yenik sevdalar bıraktığımızdan beri
Yitik dünyalar hükmediyor uçurumlarımıza
Esaretine tutkulu sabahlar adadığım,
Çorak yürekler deşiyor rüyalarımızı

Yüreklerimizin ucuna konan güvercinleri
Özgürlüklerinden vuruyoruz
Yanı başımızda büyüyen kardelenleri
Ayazların soğuk şafaklarına terk ettik

Devamını Oku

Ve Susar Çığlıklarım - Düşünce İklimi

Temmuz 18, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Çaresiz bir itirafın pençesinde gülüşlerim
Titriyorum…

Ayazındayım şimdi seninle süslediğim hayallerin
Yıkılıyor ortalık…

Bir polis kelepçelerini süzüyor bakarken bana
Kanlı ellerim bir mapusun habercisi şimdi
Artık ne yalan var hayatımda
Nede bir hayatim, içinde yalanlar barındıran
İsyan türküleri pusu kurmuş dilimde
Sensizliği besteliyor serseri sokakları istanbulun
Bir ıslık tutturmuşum umursamaz gibi hiç bir şeyi
Kendime geliyorum seslenişi ile bir sokak çocugunun
Yatacak bir yer gösteriyor bana
Anlamış gibi o da kimsesizliğimi
Anlamış gibi o da sensizliğimi…

Devamını Oku

İstanbul Gibi Ölürüm Yar - Yasemin Yıldırım

Temmuz 18, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Hatırlıyorum!
/…
Elleri siyahtı bu gidişin
Bitişlere yeni açılıyordu parantezler
En son söylediğim Türküde kalmıştı gençliğim
Ruhum limansız bir rıhtımda inzivaya geçilir
Ve İstanbul olan yârim söyle hangi bahardan geçiyordu ayakların?
Avuçlarımda ıslanırken koca gece, yıldızları gömüyordum gözlerine
Dudağının kıyısındaki elveda var ya hala içimde bir kıymık gibi
Ne zaman konuşmaya başlasan ilkin sesin batardı içime.
Ve İstanbul olan yârim hatırlıyorum seni
Hatırlıyorum beni nasıl yüzüstü bırakıp arka kapımdan kaçtığını
Sesi üstüme yakışan yârim
Susuyorum renklerim dökülüyor köşe bucağa
Bir ağrı kesicinin kesik bıraktığı acı kanıyordu hala içimde
Bilerek kesiyorum içimdeki ağrının fitilini
Uyuşturmaya çalışsam da geçmişi
An’lık dindirebiliyorum her acıyı
İzi kanlı bir tokat gibi çarpar geçmişin
Devamını Oku

İyi Geceler Güzeli - Yağmur Tuana

Temmuz 18, 2008 · şiir · Yorum Yok 

salkım söğüt kıvılcımlar
pazen mutluluklar sarkar omzundan
tutar,
mailenmiş bir yalnızlığın masalından akarsın

iyi geceler güzeli.

içinde biriktirilmiş
ne varsa
rıhtımlara bağladın
hangi sözcüğün
kimliğinden sorulursan
sorul,
sığınaksız bir çocuklukla
tanındın,
iyi geceler güzeli.

Devamını Oku

Tanık - Banu Özbek

Temmuz 14, 2008 · şiir · Yorum Yok 

günün yorgunluğu çökerken göğün ayaklarına
suvare lisanlarla mahmurlanır pencere kıyıları
kararsız işmarlar eden perdelerin sessizliğinden
süzülüveren itimatsızlıktır raddelenen kanımda
büzüşüp; geceyi bekleşen korkuların koynunda
yorgunluğa direnen gün kabarcıklarının önü sıra
bir hayat çekilir hergün yeryüzünün rıhtımlarından
soğuk tazyiklerle durulanır
tedirgin gözlerin temâşası
öteleri imleyen dillerde inileyen sayıklayışlar
itidalsiz kıldığı vakit bedeni
gayrı yoktur,buruşmuş hüzünlere bulunacak yüz
kolaydır kandırılmak kanmak isteyene
gidilmemiş yerlerin rüyasıdır hep görülen
oysa ben
hayalleriyle hesaplaşanlardan hiç ürkmedim ki
Devamını Oku

Sürgün - Abdulsamet Kılınç

Temmuz 12, 2008 · şiir · Yorum Yok 

Seni cihangir fetvalardan sakındırıp
İsyankâr bir cümlenin başına mevziliyorum…
Artık okuyan her kişinin dilinde
Bir kandamlası olarak belireceksin…

S

Gözlerim kandan esen bir deli taraf
Tüm sözlerim yetim bir hasretin
Çıldırtan cihetlerini sunarken avuçlarıma
Berzah olur bana esişlerin…
Ben
Kırılan kalemimin mürekkebine
Kan depolarken
Ve her kana bir mayın kurarken
Esme mayınlarıma
Girdabım ezelden sürgün…
Devamını Oku

Zuhur - Mustafa Onur

Temmuz 12, 2008 · şiir · Yorum Yok 

İçimde ölen adamın cebinden çıkan son şiir

Geceydi…

Ömrüme biçilmiş binbir kifayet,
Uğursuz şüheyla ve sarman kedi,
Hepi topu bir zülüfle oynaşıyorduk.
Adını sordu zaman geçtiği hayatlardan,
“Merhamet” dedi annen, maziye öykünerek.

Bana sorsa “Sen” derdim…Eminim ki “Sen” derdim…
Kaşının sağ yanını burçlara daldırarak;
Hazerfan edasıyla Okyanusa giderdim…
Devamını Oku

Lâl Olan Nasıl Konuşsun Ki

Temmuz 2, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Yazan: Araf
Şiir: Lâl Olan Nasıl Konuşsun ki…

ayşe coşar - seni hep içimde saklamalıydım

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



bilal can - heyyale

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



gülnisa - ellerim gül kokar mı annem

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



nakkaş - bağdat tutuşur

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



rabia çelik - çünkü ben anneyim

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



nakkaş - bitti

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Pusu Dağı - Nevim Karahan

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



sabri ünal - söyle bulunur mu

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler, şiir · Yorum Yok 



tuba erdem - düş tuvali

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



yağmur su - ağıtı yaralı

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



yağmur su - sevemem bir daha

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



yolcu - temenni

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



enes durmaz - olmadı

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



nakkaş - sürgünün leylasına

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



yağmur su - yine seninle

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



abdulsamet kılınç - söyleyemem aşkımı dil ortak olur

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



İsmet Özel - Vakti Duymak

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Nuri Pakdil - Militan

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



NFK - Beyitler

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Şarkılar Öğreneceğim

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Şair: Yüksel Güngör
Şiir: Şarkılar Öğreneceğim

betül tekin - hediyemdir yangınım

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



musab - akdüşen yüreyime…

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



seher ortaöner - en nihayetinde

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Gülnisa - Bir Not Düş Hayata

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



abdulsamet kılınç - ne zaman

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



betül tekin - hediyemdir yangınım

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



Ebruzen - Gözlerdeki İntihar

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok 



hasip çifci - Yahut…

Temmuz 1, 2008 · resimli şiirler · Yorum Yok