<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.6" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Yol Düşleri</title>
	<link>http://www.yoldusleri.com</link>
	<description>Sınırlar Yürümesini Bilmeyenler İçindir</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Aug 2008 15:23:53 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Tersinden Mektup(son)Hasip Çifçi</title>
		<description>Tekrar buluşmamak üzere diyor ve son bulduruyorum sözlerim…

Tersinden başlayan bir hayatın son sözleriydi belki de yazdıklarım. Sondan başlayan bir yazının elbet bitmek üzere olur mürekkebi de kaleminin, ama zaman geçer bir film parodisinin tersine sarılımı gibi doluluğa ulaşır kalemdeki mürekkep…

Gönül denilen iki telli çalgının hep bam teline vurur mızrap ve ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/tersinden-mektupsonhasip-cifci/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tersinden Mektup II-Hasip Çifçi</title>
		<description>Sen bu mektubu hiç okumasan da olurdu…

Ya da izle ve gör nasıl tersine çevirdiğimi dünyamı. Senden bana arta kalan hasret değilmiydi yoksa ölüm değilmiydi hasretten bile hoş gelen…

Benim sana gümüş bir kafeste sunduğum aşk değilmiydi, nasıl bu kadar değiştik dersin, biz mi değiştik aşkımızın vadesi mi doldu. Aşk bizim değersiz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/tersinden-mektup-ii-hasip-cifci/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tersinden Mektup-I- Hasip Çifçi</title>
		<description>Selam ve dua ile son veriyorum sözlerime...

Artık susuyorum senli sensiz her günüme kalemim mah sunileşti onca zamandır gönlüm firari kim bilir hangi zamanda ya geleceği yazdı ya da geçmişte kaldı sonsuzluk mekânında…

Sevdalar son buldu gönlümün volkanında yandı söndü belki de öldü, kesin olan bir şey varsa zamanımı parçalara böldü. Ölümün ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/tersinden-mektup-hasip-cifci/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Mektup-Nakkaş</title>
		<description>Sur/duvar 
Aradaki dağa rağmen ikiside şehre yar... 

Sen... 
Ve belkide ben. 
Sustu kalbimiz. 
Susuşlarımız,yani biz. 
Serseri bir rüyada asılı kaldı 
Gözlerinde yosun tutan aşkı bırak. 
Yeter ki... 
Ezel ve ebed çekme üstümden acını 

Aşk yada rüzgar 
Bütün kelimelerin ortak anlamı 
Belkide yine biz/Yusuf'u tanıyan,dipsiz kuyuların hükümdarı 
.... 
Leyla'nın günahını alır ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/mektu-nakkas/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hüsn-ü Aşk / Hüsniye’ye olan aşkım-abdülkadir akdemir</title>
		<description>Hüsn-ü Aşk / Hüsniye’ye olan aşkım 

Şimdi daha iyi anlıyorum
Çarkın dönmesini sağlamak içinmiş bu feleksiz işler
Elmanın bolluğundan geçilmeyen masallar 
Hep bu yüzden varmış
Üç elma düşmüş ya gökyüzünden 
Biri onlara, öbürü onlara, diğeri de onlara
Pay etmek racona ters
Hem elma kabuklu olur mu?
Kamusal oyuna içini göstermeyen
Kabuklu elma ile katılamazsınız
Açıyorum,açıyorum, açççt…
Bir de yiyorsunuz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/husn-u-ask-husniye%e2%80%99ye-olan-askim-abdulkadir-akdemir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>geçişme/me/ler-banu özbek</title>
		<description>babam'a...


(bir)

boşalsın 'ar'ıma neonların kiri
vardır elbet murdar ayakların basmadık bir yeri
vardır mutlak her dilde beni karşılayan bâkir türküler
ki;en yakın en uzakken bazan
bazan akranımız olsa da heyecan
kendini yoğunlaştırıpta dert dinleyemeyen
dahi tükenir tüketmekten

ne çok denedim sübyan mecazlar
kırılırdı da zihnimin cemekanları /şeffaf/
cam suretlerden fosseptiklere dökülürken keder
apansız ufalan ırgat kefenleri sürtünerek lavlara
beti benzi atardı da ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/gecismemeler-banu-ozbek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>isimsiz-bilal can</title>
		<description>sanki düşse gök yere ellerimi avuçlayacak toprak 
bana bir avuç tuz lazım kırılmış kemiğime kalp 
çarptır ruhunu sesime özledim gümrah
konuştuğum şarkı/sı/n baharı söylerken kuşlar 
uçuşurken kör leğen şarkılarda.



hadi ya da sen kısaca bir şiir de, yazım yanlışların olayım-ki; 
görmedim uzun cümlelerime dokunaklı bir gözyaşı 
hadi, sahibini arayan bir karayım, sakallarım ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/isimsiz-bilal-can/</link>
			</item>
	<item>
		<title>BİR BİLET ALMANIN ZORLUĞU-Muhammet Çelik</title>
		<description>Ayrılıkların ve kavuşmaların 
Garip duyguların olduğu yerde 
Yani Otogar’da Esenler’de 
Herkes arabesk sevdalar yaşıyor 
Herkes bir farkındalık peşinde 

Ben bir umudu bekler gibi 
Saatler boyu serseri 
Bir bilet bile alamadım 
Gurbet âşığı benim adım 
Kıyamadım yalnızlığıma 
İstanbul’uma kıyamadım 

Sokaklarına daldıktan sonra 
Her şeyimi kaybettim, olsun 
Ve bir iskelet gibi kalsam ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/bir-bilet-almanin-zorlugu-muhammet-celik/</link>
			</item>
	<item>
		<title>TEKRAR ET BENİ-Leyla Marankoz</title>
		<description>kamburu çıkmış çirkin bir şair 
hayatın önsözünü yağmalar ancak 
çılgın tarihlere mütercim olan 
yabanıl dillerin sakladığıdır 

aşk der 
yankı der 
yan ki ölesin yasin aşkına 

yasin aşkına yankı ol bana 
tekrar et beni 

leyla marankoz </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/tekrar-et-beni-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ey Mezarda Dirildiğim! - Fatma Zehra Merinos</title>
		<description>Yerleştirdim göçebe yalnızlığımı kutusuna kibritin.Yıldızlara gün doğmuştu geceden. Karartılı kız ağlıyordu kaldırım başında. Başındaki beşâret güzeli pürsevdâ. Yarı uyanıktı kundaksız büyüyen bebek. Göğün taranmalıydı dolaşık saçı. Babayürek gerekti umudu örmek için. İçin içindi bu yüzden tellere takılan mevsim. Değişmez kuralların değişken çağında, bir cehâlet bırakmıyordu kimseciğe yerini. Kelebek renginde bir ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ey-mezarda-dirildigim-fatma-zehra-merinos/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sorusu Gerekmeyen Birkaç Cevap - Yolcusun Yolcu kal</title>
		<description>Sorusu Gerekmeyen Birkaç CevapNeden hep hüzün var mısralarda? Yerden göğe, ergenlikten bitmişliğe kadar, hüzün yüzlerde fotoğraf karelerinde… Hem sevilen, gitmesi de istenmeyen. Kalemin ucundan damlayan ya da damlamayan harflerde… Renk hep aynı: hüzün... Kâğıt: ağaçların döktüğü güzün… Günler sanki hep eylül. Doğunun çocuklarıyız, ondan mı, ellerimiz: Rengine boyanır toprağın. Hüznü ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/sorusu-gerekmeyen-birkac-cevap-yolcusun-yolcu-kal/</link>
			</item>
	<item>
		<title>1. Vuslat - Seher Ortaöner</title>
		<description>



 &#160;&#160; Uzun bir sessizlik simetrisi ve İstanbul!Beklenilen 'an' şimdi...Hep hayal dediğim tutkularımın birinci halkasına bir nokta koyabilmek adına işte beklenilen zaman(ım)dayım... &#160;&#160;&#160;&#160;Belki,hayır belki değil sevincimle geldim sana.Ayrılık vakti şimdiden yaklaşsa bile her anımı çok iyi değerlendirmeliyim diyorum kendi kendime&#160;&#160;-zaman el verdikçe- ...Çok iyi değerlendirmeliyim,ama nasıl?Çünkü vakit hep ilerliyor ve ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/1-vuslat-seher-ortaoner/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;Bitti&#8221;ydi - Tuba Erdem</title>
		<description>Dilimde sana dair ne varsa, kısa cümlelere mahkûm... Bitti, diyor içimde naif bi ses. Sonra susuyor tüm duygularım; mahcup... Sonra serçeler kayboluyor, sonra yeşili kalmıyor bahçelerin, sonra sevdiğim ne varsa... Kayboluyor her şey "bitti"nin zifirinde. Bir sen kalıyorsun, ellerinde mutlu anılar; bulanık... Gel, diyesim var. Bi anda, her şeyden arık ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/bittiydi-tuba-erdem/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İşte Bu Kapıdan - Sabri Ünal</title>
		<description>Tozlu bir hatıra geride kalan...



işte bu kapıdan
gelip geçtiğim, yıllarımı verdiğim, geriye boş kağıtları aldığım kapı
bir kapı işte, sadece bir kapı
alnıma kara çalan
dostluklarıyla beni benden alan
en az 3 camını 5 kapısını kırdığım bir kapı...


yapma be tacettin hoca
sen de mi murat zurnacı
selim abi..
mahmut abi
hayati, bilal, salih aydemir...

günler, ah günler...
ölüm ve depremle bizi ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/iste-bu-kapidan-sabri-unal/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Dört Nala Koşar Gibi Kaçıyorum İçinden - Esra Şen</title>
		<description>... 
gün batımı
can'ı can'dan çok can bilen bir can'ı can'sız yaşamanın cansız tükenişini takınıyorum kaç zamandır ruhuma... 
ne Romeo-Juliet gibi ithal; ne Leyla-Mecnun gibi ihraç hisler var heybemde... 
mutlu olmak için hüzünlenen; hüzünlendiği için ağlayan; ağladığı için daha çok ağlayan elma şekersiz çocuk işte yüreğim... 

Ah zerdüşt yüreğim... 

Adaletsiz günüme ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/dort-nala-kosar-gibi-kaciyorum-icinden-esra-sen/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İpin Ucuna Doğru - Leyla Marankoz</title>
		<description>
 


İPİN UCUNA DOĞRU!

Çok sevdiği elbiselerini katladı önce. Vakit ikindiyi geçiyordu. Kaliteli bir terk ediş saati değildi elbet, fakat gitmenin vakti valizin fermuarı açılırken tayin edilmiş olur... Öyle yaptı. Karpuz kolları olan diz altı beyaz keten elbisesini almadı bir tek... "Ne kadar da büyükmüş valizim" diye geçirdi içinden, "Sığmayan hiç ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ipin-ucuna-dogru-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Risale-i Nur ve Tefsir - Mustafa İslamoğlu</title>
		<description>Arkadaşlar, aşağıdaki metni Mustafa İslamoğlu Sitesinden birebir alıntılıyorum...Ev ödevi olarak:1) Bilmediğiniz ve tanımadığınız kelimelerin karşılıklarını bu metnin altına araştırıp yazınız...2) ilk görevi yapamazsanız bildiğiniz kelimeleri yazınız3) Bu metni ve cevabı insan ve üslup açısından not ediniz... Çünkü cevabın muhataba onun anlayacağı dilden anlatılması açısından büyük bir örnek teşkil ediyor... 

İlgili ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/risale-i-nur-ve-tefsir-mustafa-islamoglu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Andolabı 1 - Leyla Marankoz</title>
		<description>ANDOLABI! 



 


çatı kedisi... 

kartalın yokuşunda... 
dost nefesi karışırken rüzgara... 
haziran 2007... 




 


lı/sız... 

üsküdar'da... 
bahçesinden geçmeyi bile nimet bildiğim o mabed... 
mihrimah'ın sevgilisi... 
baharın ve güzün ortasında bir seda... 
yıl 2007 



 


pierre lotti... 

"ne kadar çok şair olursanız o kadar az mühendis olursunuz" (pierre lotti) 
ne denir ki, ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/andolabi-1-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Andolabı 2 - Leyla Marankoz</title>
		<description>ANDOLABI 2





 
-a zincir...
 
gitmek istediğiniz her yer size açık olmayabilir...
bu durumda ruhunuzun rosa parks'ı olmalısınız...

yıl 2008
 




 
ey siyaha nazire siyah! hayat soluğusun sen!
 
hayat soluğu evet...
bilal'e siyah olduğu için kapanan kapılar, bir nur yüzlüyle beraber açıldı ve kutlu isminle başlayan evrensel saygı her zaman ve mekanda geçerli...
şimdi, "kızımın ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/andolabi-2-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gerçek Sanat - Nakkaş</title>
		<description> Akşehir dağları .... Ben burdayım işte üstünde gurulu adımlarla dolaştığınız yeryüzünün dayanağı.. Dertlerinizin ölçüsü... 

 Çanakkale boğazı ...... Görmeyi bilenler için bir ibret vardı..  Çanakkale boğazı... ... Ve gün batar. Kim derki birgün daha yaşandı,sanki o an dışında hiç bir şey yaşanmadı...   objektifime bunlar yansıdı...
 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/gercek-sanat-nakkas/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gün&#8217;ce - Fatih</title>
		<description>-Uyan!
-Uyanmam!
-Uyann!
-Uuyanmaam!
-İyy be uyan/ma!


Saat çok yakınımda, zaman çok uzak.. Uyku bazen rahmettir insan için, bazen de tuzak.. Annem gidiyor başımdan, aklım geliyor.. Midem bir ekmek, tereyağı, peynir ve domatesi öğütüyor.. Zaman, çok sıcak diyorum, gün beni duymuş olmalı: oklarını salıyor.. Hani şu çocukken yaptığımız resimlerdeki o şirin oklarını.. Tansiyonum gayr-ı resmi ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/gunce-fatih/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İnt&#8217;İ(harr) Şiiri Mustafa Onur - Betül Tekin</title>
		<description>Şiir bilindiği gibi imgelem ve anlam oyunlarını içerir özsel olarak. Bilinen gerçekleri, saklı hayalleri ya da kurguları sıra dışı olmalı olan bir üslup içinde söz ipliğine dizmek şair işidir. Ve nadide inciler üretmek  maharettir. Ancak şu da unutulmamalıdır ki özellikle bizim şiir geleneğimizde geçmişten süregelen bir tercih vardır şairlere ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/intiharr-mustafa-onur-betul-tekin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Azad Ediyorum - Hasip Çifçi</title>
		<description>Ben bu gece ölüme aşk okudum, 
Sildim bütün hecelerini yaşamın 
Ve astım şiirleri İstanbul’un surlarından 
Kendimle birlikte boyadım geceyi karaya 

Şehirler kurdum sana ve şiirler yazdım adına. Gelirsin diye kilitledim hayatı kendime ve çevirdim pencereleri sensizliğe. 

Son çalan şarkıdan biraz hüzün sardım sigarama, sonra tütün yerine beni koydum, önce biraz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/azad-ediyorum-hasip-cifci/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bilmeden - Leyla Marankoz</title>
		<description>Bizim bebekler gece ölür 
Şadırvanıssızlığına terk edipşehri 
Göz aydınlığına bırakmadan 
Dokuz ay kısık ateşlerde sabredip 
İ srafil’e sükse yapmadan hani 
Müzik, kalem, kitap 
Nota, harf, hayat bilmeden 
Fotoğraflara dondurulmuş kışlıklar sunup 
Zil takıp oynamada üstelik 
Gece ölür bizim bebekler 
Bakışında çesmeler ölür sırıtıp 
Cumbalar kanar ortasında şehrin 
Aldırmadan yalana bir ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/bilmeden-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aykırı Sözcükler Kurmacası - Gülyağız</title>
		<description>aykırı sözcükler kurmacasında 
diklenir bakışlarım 
eğrelti bir duruş yükledim 
izbe kaldırımlara 
acıma yaslanan tüm umutlarım 
bir fersah ötesi geçmişe yüz sürer 
ve donukluğa hüküm giyen yazgım 
durduğu yerden sızlamaya başlar... 

geleceğe adanılan bir mersiyenin 
bozuk harflerinde 
solukluyorum ipi gerilmiş tutkularımı 
yakışıksız bir sevdaya bilenen ömrümün kareleri 
darağacında kilitlenen kesik bir ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/aykiri-sozcukler-kurmacasi-gulyagiz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Aranmakla Bulunmaz Lakin&#8230; - Enes Durmaz</title>
		<description>Gizemli şehir İstanbul, bir günde bir ömür biçermiş ahbaplarına, bir günde bir ömür götürürmüş dostlarından. 
Kendi içinde niceler barındırmış, kimisinin adını hep hatırlatmış kimisini unutturmuş, böyle giderken bir ihtiyarı da barındırmış içinde. 

İhtiyarın bir teknesi, bir barınağı, birde dededen yadigarı tespihi vardı, kimse ile para sıkıntısı olmazdı. İstanbul’un karşı kıyıya ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/aranmakla-bulunmaz-lakin-bulanlar-hep-arayanlardir-enes-durmaz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kalemi Kırık Şairim - Bilal Can</title>
		<description>Ancak sen olunca tümcelerin raksına kapılırım.Bu gece bilinmezinde arıdma düştü yine haydutlar.Yolumu kesti lambalar.Aynalarda yansıyan yüzleri sıyırdım korkusuca,kalemi kırık bir sürgünüm bu yüzden.

Ellerimde yokluğunun belirgin tutsaklığı içimde kavlinde pare pare açılmış çiçekler.Kapanışı yaşıyorlar şimdi yoklama anında.Kayıptır hem de bu geçişte.Kalemi kırık bir lügatim şimdi hem de çaresiz.Hançereme yaslanan bir açlıktır ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/kalemi-kirik-sairim-bilal-can/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ey Ruhumun İsa&#8217;sı - Nakkaş</title>
		<description>/..Tam giderken,dil dedi ki avare...
Yusuf affet beni,sana hicran dokudum
Gözlerinde bize ait ,bir ömrü okudum../

Ey can suretim.


Aynada  kendini görmek dilersen,cilalı duvara bakma,sırlı tarafa tutma yüzünü.
Ki ruhunu,çirkinim kelimesi meşul etmesin.
İlla ki ısrar edersen,karşında duran,gözlerine gece çökmüş zalim benim.

Mana aleminden sır ararsan,mehtap güneşe denktir deme.Söyle bana,çöldeki yağmurla,denizin ortasındaki fırtına birmidir.

Bu tembih sana...

Sakın ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ey-ruhumun-isasi-nakkas/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Asude Zeynep Toprak - Mide Ağrısı</title>
		<description>Zamansız mide ağrıları sergileniyor vücudumda. İliklerim haber bekliyor sıradan bir kanser için. İliklerim isyan ediyor. ‘Biri şu dünyayı içinden alsın.’ Biri diyorum, şu dünyayı içimden alsın… Bu meret gözlerimi mest etmiyor. Gözlerimin üşütmesi an meselesi…

Üçlü koltukta oturan pervasız kız, arada bir başını kaldırıyor benim olduğum yöne doğru. Yönümü değiştiriyorum, dünya ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/asude-zeynep-toprak-mide-agrisi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bilal Can&#8217;ın &#8220;Heyyale&#8221; Şiirinin Tahlili - Betül Tekin</title>
		<description>Şiir geleneğimizde isimlerin ya da müstear isimlerin hem şairler hem de şaire ilham olanlar adına kullanıldığı edebî bir gerçekliktir. Özellikle serbest şiir akımlarının oldukça yaygın hale gelmesiyle bu gerçeklik farklı boyutlar da kazanmıştır.

‘Heyyale’ kelimesini bende ilk okuduğumda çağrıştırdığı şekliyle anlamlandıracağım. Şairimizin  daha farklı bir muradı olabilir ki: bu durumda ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/bilal-canin-heyyale-siirinin-tahlili-betul-tekin/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Azelya - Abdulsamed Kılınç</title>
		<description>En mutlu olduğum korkuma yürek dolusu sitemle...


Tarihim aşktan bu yanadır. Aşktan sonrasıdır. Doğuşumun yıldönümünü elest bezminde, bela dediğim zamana bağlıyorum bu yüzden. Saatimi bilmem. Kaçıncı dakikadır. Zamanla alakam yok. Lakin varlığım bir aşk sağanağı altında büyüyen bir haldir. Bu yüzden aşk ile başladım hayatıma, aşk ile anlamlandım, aşk ile büyüdüm, ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/azelya-abdulsamed-kilinc/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ben ölecek miyim Anne - Zeynep Sarıkaya</title>
		<description>anne ve babamın ilk çocukları olan ve ben doğmadan yaklaşık 15 yıl önce hayata gözlerini yummuş olan hiç görmediğim Erdal Abi’me…

Ben ölecek miyim anne? Babam kadar olamadan ya da kalın kitaplar okuyamadan ölecek miyim? Boğazımdan aldıkları parça hakkında doktorun dediklerini duydum bir de ‘Bir ay’ dedi. Eğer doğruysa ve bu ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ben-olecek-miyim-anne-zeynep-sarikaya/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Körebe - İsmail Alperen Biçer</title>
		<description>Karanlığı görebiliyordu sadece. Bütün renkler siyahtı. Güneşin altın sarısı oluşunu, gökyüzünün mavi libasını giyip arzı endam edişini, söğütlerin nazlı gelin edasıyla salınışını bilmiyordu. Çok sevdiği pamuk şekerinin rengini bile unutmuştu. Öylece kalakalmıştı olduğu yerde. Düşünüyordu...

Sıcak bir temmuz gününün öğle saatleriydi. Gölge boyunun sıfıra yaklaştığı vakitler yani… Alnından yola başlayan tuzlu ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/korebe-ismail-alperen-bicer/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Nakkaş&#8217;ın Sanat Atölyesi</title>
		<description>Nakkaş'ın ellerinden binbir sanat... nakkaşımızın sanat atölyesi...

elleri dert görmesin.









































 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/nakkasin-sanat-atolyesi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Nakkaş&#8217;ın Vitray Çalışmaları</title>
		<description>Öyle güzel ki, kaleminin değdiği her sanat...





 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/nakkasin-vitray-calismalari/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Carlos Latuftan Çizgisel Direniş</title>
		<description>Çizgisel Direniş: Carlos Latuff
Tercüme ve yeniden hazırlık: Sabri Ünal






 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/carlos-latuftan-cizgisel-direnis/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ebruzenden ebrular</title>
		<description>Ebruzen ablamızın şu başlıkta yayınladığı ebrularını hiç görmüşmüydünüz...









 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ebruzenden-ebrular/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Zeynep Ertenden Ebrular</title>
		<description>Erguvan (Zeynep Erten) kardeşimizin tam da şu başlıkta  yayınladığı ebru çalışmaları...


 

 

 

 

 

 

 




 </description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/zeynep-ertenden-ebrular/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hasretlerime İnce Bir Ah Düştü - Seher Ortaöner</title>
		<description>Şehrin kucağındaki yengilerle,
Hazin bakışlardaki uçurumlarla,
Ve gizli ayanlardaki 
El-amanlarımla birlikte,
Yine hasretlerime ince bir 'ah' düştü!...

Gözyaşı sessizliğinin cürmüyle,
Rüzgar dansındaki derin ibretle,
Ve mola hasretiyle yanan,
Vazgeçiş nokta(m)la birlikte,
Yine hasretlerima ince bir 'ah' düştü!...

Nasırlaşan kabuslarımla,
Sırra kadem basan ayanlarla,
Ve habersiz hicret müjdesindeki,
Umutlarımla birlikte,
Yine hasretlerime ince bir 'ah' düştü!...

Vazgeçiş noktasındaki kinayeyle,
Geciken yağmurların sektesiyle,
Ve doğmayan gecedeki,
Doğuş müjdesiyle birlikte,
Yine ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/hasretlerime-ince-bir-ah-dustu-seher/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Paris Gazeli - Sabri Ünal</title>
		<description>PÂRİS GAZELİ 

a)
çan sesleriyle uyarınken uykusuz sabahlara
aşkın başkentinde aşksızlıktan ölmek
kurduğu her hayâle katıksız sarılmak
müslüman olmanın asimetrik özü bu
bir de üstümüzde şu esmerlik olmasa
bahtımız gibi kara olmasaydı tenimiz
aşkın başkentinde aşık olmak da vardı! 

b) 
sevgisizlikten ölüyor insanların ey şehir
aşkın başkenti, yüreği taş şehir
taşır içinde, bize ölüm bize zehîr 
ölümler beğenilmiş, kesilmiş ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/paris-gazeli-sabri-unal/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gitmek Geliyor İçimden - Esra Şen</title>
		<description>Gitmek geliyor içimden../
Kentte ki fırının önüne çöreklenmiş ekmek kokusu../ve yakamdan süzülen bahar kıpırtılarımla..

(I.)

Kurukalabalıklarını özledim kentin..
Birde seyitkaliyev solo'larını..
Derdimi dertlenmeden anlatabildiğim yüreklerini..
Yanar döner ışıklarını..
Gitmek geliyor içimden...
Gitmek...
Martı jonathan'ın kanatlarına takılıp yeni umutlara firari yolculuklar kurmak..
Çarpıp kapıyı/geride kalanlara ıslak veda busesi kondurmadan gitmek..


(II.)

Bu gece yarısı daha çok istiyorum gitmeyi../
Sanırım gideceğim...
Ve bana dair çok iz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/gitmek-geliyor-icimden-esra-sen/</link>
			</item>
	<item>
		<title>J&#8217;ye Kınalı Diller - Leyla Marankoz</title>
		<description>peltek çocukların se/si
iyi oturur hocamın kadrajına
hocam ki, c'si j ile okunmaz
oje bozması müridanlar 
basmadan tekkeleri
yürü gidelim mücella 
herkes senin gibi 
hocam diyemez burada
burası ki, hocalar asıldı 
karavatlar kasıldı bir bir
avlunun içi baştan sona 
atıftı peltek çocuklara
j'ye kınalı dillerin için
şükran kesiran mücella
sesimin en peltek 
en karlı tonuyla 
en üşüten en acımayan ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/jye-kinali-diller-leyla-marankoz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yürekler Esir Şimdi - Şahin Güler</title>
		<description>Korkularımıza yenik sevdalar bıraktığımızdan beri
Yitik dünyalar hükmediyor uçurumlarımıza 
Esaretine tutkulu sabahlar adadığım,
Çorak yürekler deşiyor rüyalarımızı

Yüreklerimizin ucuna konan güvercinleri
Özgürlüklerinden vuruyoruz
Yanı başımızda büyüyen kardelenleri
Ayazların soğuk şafaklarına terk ettik

Adandığımız bütün güzel sözleri vuruyoruz şimdi
Kaç hüzünlü bahar geçti ömürlerimizden 
Yitik bir cennetin kıyısında kalma hayaliyle tutunuyoruz hayata

Tutkulu günlerimize adadığımız şiirler bile öksüz kalıyor
Esaretine düşüyoruz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/yurekler-esir-simdi-sahin-guler/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Ve Susar Çığlıklarım - Düşünce İklimi</title>
		<description>Çaresiz bir itirafın pençesinde gülüşlerim 
Titriyorum... 

Ayazındayım şimdi seninle süslediğim hayallerin 
Yıkılıyor ortalık... 

Bir polis kelepçelerini süzüyor bakarken bana 
Kanlı ellerim bir mapusun habercisi şimdi 
Artık ne yalan var hayatımda 
Nede bir hayatim, içinde yalanlar barındıran 
İsyan türküleri pusu kurmuş dilimde 
Sensizliği besteliyor serseri sokakları istanbulun 
Bir ıslık tutturmuşum umursamaz ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/ve-susar-cigliklarim-dusunce-iklimi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İstanbul Gibi Ölürüm Yar - Yasemin Yıldırım</title>
		<description>Hatırlıyorum! 
/… 
Elleri siyahtı bu gidişin 
Bitişlere yeni açılıyordu parantezler 
En son söylediğim Türküde kalmıştı gençliğim 
Ruhum limansız bir rıhtımda inzivaya geçilir 
Ve İstanbul olan yârim söyle hangi bahardan geçiyordu ayakların? 
Avuçlarımda ıslanırken koca gece, yıldızları gömüyordum gözlerine 
Dudağının kıyısındaki elveda var ya hala içimde bir kıymık gibi 
Ne zaman ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/istanbul-gibi-olurum-yar-yasemin-yildirim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İyi Geceler Güzeli - Yağmur Tuana</title>
		<description>salkım söğüt kıvılcımlar 
pazen mutluluklar sarkar omzundan 
tutar, 
mailenmiş bir yalnızlığın masalından akarsın 

iyi geceler güzeli. 

içinde biriktirilmiş 
ne varsa 
rıhtımlara bağladın 
hangi sözcüğün 
kimliğinden sorulursan 
sorul, 
sığınaksız bir çocuklukla 
tanındın, 
iyi geceler güzeli. 

bir postacının aitsizliğidir 
içinden 
sus 
söyleme şarkılarında 
kim duysa 
kendini kanatsız bir hüznü 
yazar bulur avuçlarında ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/iyi-geceler-guzeli-yagmur-tuana/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tanık - Banu Özbek</title>
		<description>günün yorgunluğu çökerken göğün ayaklarına
suvare lisanlarla mahmurlanır pencere kıyıları
kararsız işmarlar eden perdelerin sessizliğinden
süzülüveren itimatsızlıktır raddelenen kanımda
büzüşüp; geceyi bekleşen korkuların koynunda
yorgunluğa direnen gün kabarcıklarının önü sıra
bir hayat çekilir hergün yeryüzünün rıhtımlarından
soğuk tazyiklerle durulanır
tedirgin gözlerin temâşası
öteleri imleyen dillerde inileyen sayıklayışlar
itidalsiz kıldığı vakit bedeni
gayrı yoktur,buruşmuş hüzünlere bulunacak yüz
kolaydır kandırılmak kanmak isteyene
gidilmemiş yerlerin rüyasıdır ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/tanik-banu-ozbek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;Babama&#8221; - Esra Şen</title>
		<description>''Babam''a...

Kar / Soğuk / Hüzün...
Eteğimdeki çamurlar
Ve Kürek sesleri...
Ah İstanbul içim seni bu kadar terketmeyi hiç istemedi...

(Kar)

Kar yağmaya başladı...
Ben karını babamın görmediği bir kış yaşamadım hiç...Belki bir dahaki yıl ve bir sonraki ama bu yıl ölüm kadar beyaz o soğuğu kuşanmadan gitmedi...

Yollarını gözlediğim ilk adam,
Dönüşlerine saat tuttuğum...
Bu yorucu ve hüzün dolu ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/babama-esra-sen/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sürgün - Abdulsamet Kılınç</title>
		<description>Seni cihangir fetvalardan sakındırıp 
İsyankâr bir cümlenin başına mevziliyorum… 
Artık okuyan her kişinin dilinde 
Bir kandamlası olarak belireceksin… 

S 

Gözlerim kandan esen bir deli taraf 
Tüm sözlerim yetim bir hasretin 
Çıldırtan cihetlerini sunarken avuçlarıma 
Berzah olur bana esişlerin… 
Ben 
Kırılan kalemimin mürekkebine 
Kan depolarken 
Ve her kana bir mayın kurarken ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/surgun-abdulsamet-kilinc/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Zuhur - Mustafa Onur</title>
		<description>İçimde ölen adamın cebinden çıkan son şiir

Geceydi...

Ömrüme biçilmiş binbir kifayet,
Uğursuz şüheyla ve sarman kedi,
Hepi topu bir zülüfle oynaşıyorduk.
Adını sordu zaman geçtiği hayatlardan,
"Merhamet" dedi annen, maziye öykünerek.

Bana sorsa "Sen" derdim...Eminim ki "Sen" derdim...
Kaşının sağ yanını burçlara daldırarak;
Hazerfan edasıyla Okyanusa giderdim...

Ilıman iklimlere sığmazdı pelerinim,
Oysa ben bir Hilkat'tım(!) kuş tüyünde yatardım,
Bir cami halısına ...</description>
		<link>http://www.yoldusleri.com/zuhur-mustafa-onur/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
